GÜNDEM

Üretici kan ağladı… Fide parası bile çıkmadı!

Torbalı’da da karpuz üreticileri, artan girdi maliyetleri ve ürünün beklenen değeri bulamaması nedeniyle sezonu zararla kapattı. Üreticiler, tarlaya yaptıkları yatırımın karşılığını alamazken, özellikle fide, tarla ve işçilik maliyetlerinin karşılanmasının dahi zorlaştığı bir sezon yaşandı.

Tarım sektörü, finansman modeldeki yapısal bozulmalar nedeniyle tıkanmanın eşiğine geldi. Fide sektöründe uzun yıllardır çalışan Distribütör Levent Ergül, çiftçilerin fide parasını dahi çıkaramadığını belirtti. Tarımda öz sermaye yerine piyasa kredisi kullananların çoğunluğunu vurgulayan Ergül, gözlemlerini şu sözlerle anlattı:

“Tarımdaki veresiye sisteminin çok yoğun kullanılıyor olması, özellikle öz sermayesiyle çiftçilik yapmayan üretici kitlesinin fazlalığından kaynaklanıyor. Öz sermaye kullanmak yerine piyasa kredisi denilen fideliklerden, bayiliklerden, bankalardan ve tarım kredi kooperatiflerinden veresiye ürün alarak yıllık üretimlerini yapmaya çalışıyorlar.

Bu veresiye sistemi, ürün para etmediği zaman tam anlamıyla bir çöküntüye sebebiyet veriyor. Üretici kazanamayınca bayiye, bayi kazanamayınca firmaya, firmalar da ana tedarikçilere borçlarını ödemekte zorlanıyor. Hemen hemen Türkiye’nin her bölgesinde bu sıkıntı yaşanmakta. Konkordato ilan eden firmaların çokluğu, yaşanan finansal tıkanıklık nedeniyle işi bırakmak ve kapatmak zorunda kalan çok sayıda kişi var”

ÜRETİCİLER FİDE PARASINI BİLE ÇIKARAMIYOR

Girdi maliyetlerinin tavan yaptığı bir diğer stratejik ürün ise karpuz oldu. Adana'dan başlayan ve Ege'ye kadar uzanan süreçte karpuz üreticileri, yaptıkları yatırımların karşılığını alamadı. Torbalı’da da karpuz üreticileri sezon boyunca yüksek maliyetlerle mücadele ederken, ürünün düşük fiyattan satılması nedeniyle zarar etti. Fide fiyatlarındaki fahiş artışa değinen Levent Ergül "Karpuz bu sene hiç para yapmadı. Çok yüksek maliyetlerle fide alımı gerçekleşti. Bir adet fideyi 40 TL bandında alıp, tarlasına 300 adet fide dikerek üretim yapan insanlar, sezon sonunda fide parasını dahi çıkaramayacak şekilde mallarını tarlada satmak zorunda kaldılar." diye konuştu.

Bölgesel üretim planlamasının şart olduğunu belirten Levent Ergül "Ege Bölgesi, tarla kiralarının yüksek olması nedeniyle standart tarla ürünlerini yapmak için fazlasıyla lüks kalmakta. Ege’de daha çok katma değeri yüksek sebze tarımı yapılması gerekirken; İç Anadolu Bölgesi’nde geçmişte yaygın olan buğdayın yerini mısır ve domates aldı. İç Anadolu’daki domates rekoltesinin aşırı yüksek olması, Ege’deki domates satışının akıbetini bozdu ve fazla üretim nedeniyle piyasa tamamen düştü." dedi.