2013 yılının soğuk bir ‘Şubat’ sabahında, Türkiye genelinde KESK’in içindeki sendikal anlayış olan Kamu Emekçileri Cephesi’ne yapılan ‘Şafak Operasyonu’ ile eşi ile birlikte gözaltına alınan, ardından tutuklanarak öğrencilerinden ve ailesinden koparılan öğretmen Hayri Aktaş, 11 yıl sonra beraat ederek aklandı. O dönem ‘Vatan haini’, ‘Bombacı Öğretmen’, ‘Terörist’ gibi ithamlarda bulunulan, yaklaşık 9 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılıp, kendisini çok seven, kendisi için eylem yapan öğrencilerine kavuşan Hayri Aktaş, aradan geçen sürede verdiği hukuk mücadelesini de kazandı. Tam 11 yıl süren dava sonucunda aklanıp beraat eden Aktaş, “Sistem kendilerince bizi terbiye etmek, hizaya sokmak istedi. Ancak hizaya girmeden ve terbiye edilmeden de zafer kazanılabiliyormuş” dedi.

11 YIL BOYUNCA ŞAİBELİ BİR İNSAN OLARAK BİZE BAKILDI

11 yıl boyunca yaşadıklarını, kendisine yaşatılanları anlatan Hayri Öğretmen, “Basının abartmasıyla hem yerel hem ulusal basında evimizde olmayan dokümanların çıktığı, ‘Bombacı’ ifadelerin kullanıldığı haberler yapıldı. Çocuklarımız da olumsuz etkilendi, biz de olumsuz etkilendik. 11 yıl boyunca dava sürdü. 11 yıl boyunca Torbalı’da şaibeli bir insan olarak bakıldığımız anlar çok oldu. Davanın 11 yıl sürmesi zaten ayrı bir olay. Neden bir dava 11 yıl sürer? Bunun sebebinin sistemin bizi terbiye etmek üzere bir kurgulama olarak düşünüyoruz. Sistem kendisi ile ilgili mücadele eden insanları, suçlu olarak göstermeyi sever. Bu nedenle çevremizdeki insanların bizden uzaklaşmasını istedi, bu yüzden dava 11 yıl sürmüştür” dedi.

11 YIL MADDİ VE MANEVİ İŞKENCE

Kolluk güçlerinin yönlendirmesiyle yerel ve ulusal basının yaptığı haberlerle yargı sürecinden önce mahkum edilmemizi sağlandı. Basının mahkum etme anlayışı yerelde bazı gazeteci olmak yerine tetikçi olanlar tarafından sürdürüldü hakkımızda. ‘Teröriste çocuklarınızı nasıl emanet ediyorsun’ haberleri yapmaya devam ettiler. Bizler hakkında yatak odalarımıza kadar dinleme talimatı veren adım adım takip ettiren, yalan haber ve delil üreten polisi, savcısı, hakimi tamamı FETÖ operasyonlarında tutuklandı ve meslekten atıldı . Biz FETÖ’nün bu ülke için nasıl baldıran zehri olduğunu ilk görenlerdik v e önümüzün kesilmesi, ortadan kaldırılmamız gerekiyordu. Kamu çalışanlarına yapılacak ekonomik, sosyal ve siyasi saldırılar için yol temizliği gerekiyordu. Bu nedenle kamu çalışanlarının direngen kanadını koparmak geri kalanları da bu vesileyle terbiye etmek istediler. 11 yıl önce bu maddi manevi işkence bu nedenle başladı bu nedenle de 11 yıl sürdü” dedi

DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DEMEYE DEVAM ETTİK

Ancak beraat ettiklerini ifade eden Aktaş, “Bizi aslında ilgilendiren kısım davanın 11 yıl sürmesi. Sistemin bizi terbiye etmek, bizi mücadeleden alı koymak, başınızın üstünde demokrasinin kılıcı gibi sallandırmak ve bizimle beraber hareket etmek isteyen insanları engellemek için yapılan bir şeydi. Bu konuda çok başarılı oldukları söylenemez. Çünkü biz doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten hiçbir zaman vazgeçmedik. Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz, ‘Bizi uslandıramadılar, hizaya da çekemediler, bizi kendi terbiye anlayışları içinde terbiye de edemediler.’ Sistem bu başarıyı gösteremedi. 11 yıl oldu. Şimdi bitti, şimdi sıra bizde. 9 ay boyunca ekonomik haklarım gasp edildi, 11 yıl boyunca da manevi olarak haklarım gasp edildi” ifadelerini kullandı.  

HUKUKİ MÜCADELEYE DEVAM EDECEK

Gözaltı ve tutukluluk sürecinde velilerin ve dostlarının kendisine sahip çıktığını kaydeden Aktaş, “Ben gözaltına alındığımda velilerim ve öğretmen arkadaşlarım 3 tane basın açıklaması yaptı. Torbalı’da iyi bir izlenim bırakmışım ki 9 ay boyunca sayısız mektup aldım. Sağ olsun dışarıdaki dostlarımız bizi sahipsiz bırakmadılar. O 11 yıl boyunca yargılanmak ve 9 ay boyunca tutuklu kalmak bizim kendi ekonomik hesaplarımızın önüne geçti. Yapmak istediğimiz birçok şeyi, başımıza ne geleceğini bilmediğinden dolayı gerçekleştiremedik. 11 yıl boyunca hem maddi hem de manevi kayıplarımızla ilgili de hukuki mücadele vereceğiz” dedi.

‘DEVLETİN YAPMASI GEREKENİ ŞİMDİ BEN YAPIYORUM’

Açıklamalarını sürdüren Aktaş, “11 yıl önce devlet Torbalı’ya kendi memurunu çok farklı tanıttı, düşmanlaştırma politikası izledi. Şimdi bugünkü basını açıklamamı devletin yapması gerekirdi. ‘Çocuklarımız, öğretmen arkadaşlarımız aklanmıştır’ diye haber yapması gereken devlettir. Çünkü, tutuklayan o, cezayı veren o, hapis yatıran o, özgürlüğümüzü kısıtlayan o… Davayı da kazandıktan sonra ilgili her yere tebliğ etmesi gerekir. Ancak bunu göremedik. Sonuç olarak 11 yıl boyunca verdiğimiz mücadeleyi kazanmanın mutluluğu içerisindeyim. Ancak hizaya girmeden ve terbiye edilmeden de zafer kazanılabiliyormuş. Bunun da örneği olduğu için ayrıca gururluyum” ifadelerini kullanarak sözlerine son verdi

Genç başkandan genç kadro Genç başkandan genç kadro