Zonklayan bir diş aniden sustuğunda pek çok kişi sorunun geçtiğini düşünür. Oysa ağrının azalması, dişteki enfeksiyonun ortadan kalktığını göstermez. Bazen dişin içindeki canlı doku ölür ve ağrı hissi değişir; bazen de biriken irin dışarı akarak basıncı azaltır. Diş apsesinde rahatlama ile iyileşme arasındaki farkı bilmek, başvuru zamanını doğru belirlemeye yardımcı olur. Ağrı geçmiş olsa bile daha önce yaşanan şişlik veya akıntı diş hekimine anlatılmalıdır.
Apse nerede ve nasıl oluşur?
Diş apsesi, bakterilerin yol açtığı enfeksiyon sonucunda kök ucunda ya da diş eti dokularında irin birikmesidir. İrin, vücudun enfeksiyona verdiği yanıt sırasında oluşan hücre artıklarını ve bakterileri içerir. Birikimin çevresindeki iltihap ve basınç ağrıya neden olur. Kök ucundaki apse ile diş eti kaynaklı apse birbirine benzeyen yakınmalar yapar, fakat enfeksiyonun başladığı yer tedavinin yönünü değiştirir.
En sık karşılaşılan başlangıçlardan biri derin çürüktür. Çürük ilerledikçe bakteriler, dişin merkezinde damar ve sinirlerin bulunduğu pulpa dokusuna ulaşır. Bu dokudaki enfeksiyon kök kanalları boyunca ilerleyip kök ucunun çevresine yayılabilir. Dişteki bir çatlak da bakterilere geçiş yolu açar. Dışarıdan küçük görünen bir hasarın içeride ne kadar ilerlediği, yalnızca aynaya bakarak anlaşılmaz.
Enfeksiyon her zaman dişin içinden başlamaz. Diş eti hastalığında diş ile diş eti arasında derinleşen ceplerde enfeksiyon gelişebilir. Bu bölgede irin birikmesi, dişin yanında hassas bir şişliğe neden olur. Böyle bir apsenin oluşması için dişte belirgin bir çürük bulunması şart değildir. Bu yüzden muayenede dişin kendisi kadar çevresindeki dokuların da incelenmesi gerekir.
Belirtiler ve yanıltıcı rahatlama
Zonklama, diş apsesinde sık görülen yakınmalardandır; ağrı bazen uyumayı veya çiğnemeyi zorlaştırır. Isırırken belirli bir dişte hissedilen hassasiyet, kök çevresindeki dokuların etkilendiğini düşündürür. Diş etinde şişlik oluşabilir, bazı kişilerde yanağın görünümü de değişir. Bu belirtilerin hepsinin birlikte bulunması gerekmez. Ağrının şiddeti, enfeksiyonun ne kadar yayıldığını tek başına göstermez. Bununla birlikte, her diş ağrısı apse değildir; tanı için belirtilerin kaynağı araştırılır.
Diş etinde küçük bir sivilceyi andıran kabarıklık, irinin dışarı açıldığı bir boşalma yolunun ucunda görülebilir. Bu açıklıktan gelen akıntı ağızda kötü bir tat bırakır. Akıntıyla basınç azaldığında kişi rahatlar; şişlik de küçülebilir. Fakat bakterilerin bulunduğu asıl bölge tedavi edilmedikçe sorun sürer. Kabarıklığı sıkmak veya bir cisimle delmek, enfeksiyon kaynağını ortadan kaldırmaz ve dokuyu zedeler.
Ağrının kesilmesinin başka bir nedeni, dişin içindeki pulpa dokusunun canlılığını kaybetmesidir. Bu durumda ağrıyı ileten sinirler artık önceki gibi yanıt vermeyebilir. Sinir yanıtındaki bu değişiklik kök çevresindeki enfeksiyonu ortadan kaldırmaz; ağrısız geçen dönem kendiliğinden iyileşme anlamına gelmez. Apse şüphesi varsa şikâyetlerin yeniden başlamasını beklemeden diş hekiminden kısa sürede muayene istenmelidir. Daha önce akıntı olmuşsa, muayene günü görünmese bile bunu söylemek gerekir.
Muayeneden tedavi planına
Hekim önce ağrının ne zaman başladığını ve şişliğin nasıl değiştiğini sorar. Ardından ilgili dişi ve diş etini inceler; gerek gördüğünde röntgen ve dişin verdiği yanıtı ölçen testlerle enfeksiyonun kaynağını araştırır. Yakınmanın tek bir dişte mi yoksa daha geniş bir bölgede mi hissedildiğini söylemek hekime yol gösterir. Daha önce aynı yerde oluşup kaybolan bir şişlik de, o gün ağrı olmasa bile muayenede anlamlı bir bilgidir. Kullanılan ilaçları ve mevcut hastalıkları bilmek de planı etkiler. Tedavi kararı, ağrının tarifinden veya tek bir fotoğraftan değil, bu bulguların birlikte incelenmesinden sonra verilir.
Tedavide amaç biriken irini boşaltmak ve enfeksiyonun kaynağına müdahale etmektir. Hekim uygun gördüğünde drenaj, yani irinin kontrollü biçimde boşaltılmasını sağlar. Dişin korunması mümkünse, kök kaynaklı enfeksiyonlarda kanal tedavisi seçenekler arasındadır. Diş eti kaynaklı apselerde ilgili cebin ve çevre dokuların tedavisi gerekir. Onarılamayacak ölçüde hasarlı dişlerde çekim gündeme gelir; bu karar muayene bulgularına bağlıdır.
Kök kanalları ve kök ucu çevresindeki enfeksiyonlarla ilgilenen uzman diş hekimine endodontist denir. Ekibinde endodontist bulunan kliniklerden örneğin Seren Klinik, uzmanlık alanları hakkında sayfasında bilgi sunuyor. Muayenede enfeksiyonun nereden başladığını ve önerilen işlemin bu kaynağı nasıl ele alacağını sormak yararlıdır. Dişin korunma ihtimalini etkileyen bulguları ve kontrol gereksinimini de hekimle konuşmak, tedavi planını anlamayı kolaylaştırır.
Aynı gün yardım gerektiren durumlar
Yüzde giderek yayılan şişlik veya diş kaynaklı yakınmalara eşlik eden ateş, aynı gün acil değerlendirme gerektirir. Bu belirtiler, enfeksiyonun diş çevresiyle sınırlı kalmadığını düşündürür. Ağrının hafiflemesi bu başvuru gereğini değiştirmez. Şişliğin başladığı bölgeden yanağa ya da boyna doğru ilerlediğini fark eden kişi, rutin randevu gününü beklememelidir.
Yutma ya da nefes alma güçlüğü geliştiğinde ise beklemeden acil servise başvurmak veya acil yardım istemek gerekir. Bunlar, gün içinde uygun bir saat bulana kadar ertelenecek belirtiler değildir. Ağız tabanında ya da boyunda artan şişlik bu güçlüklerle birlikteyse durum daha da acildir. Başvuru sırasında diş yakınmasının ne zaman başladığını ve şişliğin ne hızla yayıldığını anlatmak yardımcı olur.
Acil belirtiler yoksa da apse şüphesi kısa sürede diş hekimi muayenesi gerektirir. Randevu alırken yalnızca ağrıdan söz etmek yerine varsa akıntıyı ve şişliği de bildirin. İlk müdahaleden sonra rahatlamak, planlanan tedavinin ve kontrollerin tamamlandığı anlamına gelmez. Diş hekimine başvurmak için şişlik oluşmasını beklemeyin.




