407 gündür devam eden Temel Conta grevi dün Torbalı’ya taşındı. Grevin ikinci gününde çok sayıda sivil toplum kuruluşu ile üniversite öğrenci toplulukları, grevdeki Temel Conta işçileriyle dayanışma göstermek amacıyla Torbalı’daki grev alanına geldi.

Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika önünde toplanan kalabalık, halaylar çekerek işçilere moral verdi. Ardından işçiler, sivil toplum kuruluşları ve öğrenci topluluklarının katılımıyla ortak bir basın açıklaması yapıldı.

Soğuklar Bastırdı, Torbalı’da Balık Tezgâhları Şenlendi
Soğuklar Bastırdı, Torbalı’da Balık Tezgâhları Şenlendi
İçeriği Görüntüle

Basın açıklamasında, patronun iş makinelerini kaçırarak grevi kırmaya çalıştığı iddia edilirken, buna rağmen Torbalı’da greve devam eden Temel Conta işçilerinin mücadelelerinde haklı oldukları vurgulandı. Dayanışma gösteren gruplar, işçilerin taleplerinin karşılanması çağrısında bulundu.

İşçiler adına konuşan Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Hasan Toptan, grevin ilk gününden bu yana uzlaşmazlığı tercih edenin Temel Conta işvereninin olduğunu belirtti. Şirketin hukuku ve anayasayı tanımadığını söyleyen Toptan, “Grev çadırının yerinin değiştirilmesi masum bir yer değişikliği değildir. Bu; grevi görünmez kılma, direnişi dağıtma ve işçiyi yalnızlaştırma girişimidir. Grev çadırı; Temel Conta işçilerinin emeğidir, alın teridir, iradesidir, onurudur. O çadırı yerinden oynatmak, işçinin iradesini söküp atmaya kalkışmaktır. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Grev çadırının yeri değiştirilebilir ama Temel Conta işçisinin mücadelesi yerinden oynatılamaz. İşveren; üretimi başka tesislere kaydırarak, makinaları taşıyarak ve kolluk gücünü işçinin karşısına dikerek grevi fiilen boğmaya çalışmaktadır. Bu yapılanların tamamı grev kırıcılıktır. Bu yapılanların tamamı suçtur. 6356 sayılı yasa açıkça çiğnenmektedir. Anayasa’nın 54. maddesi Temel Conta’da fiilen askıya alınmıştır” ifadelerini kullandı.

‘KARŞISINDA BİZİ BULACAKLAR’

Anayasa raflarda süs olsun diye yazılmadı diyen Toptan, “Grev hakkı kâğıt üzerinde bırakılacak bir hak değildir, fiilen korunmak zorundadır. Buradan hükümete sesleniyoruz: Bu grev kırıcılığına daha ne kadar göz yumacaksınız? Bu işvereni daha ne kadar koruyacaksınız? İdari para cezası kesip ‘görev yaptık’ demek bu suçu ortadan kaldırmaz. Sessizlik tarafsızlık değildir. Sessizlik, bu hukuksuzluğa ortak olmaktır. Temel Conta işçileri sadaka istemiyor. Lütuf istemiyor. Yıllarca alın teri döktüğü işyerinde sendikalı, güvenceli ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları istiyor. Bu talep ne aşırıdır ne de haksızdır. Asıl haksız olan; baskıdır, zorbalıktır, grev kırıcılığıdır. Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi olarak buradan ilan ediyoruz: Temel Conta işçileri yalnız değildir. Bu mücadele bir fabrikanın değil, Türkiye işçi sınıfının mücadelesidir. Grev hakkımıza uzanan her el, karşısında bizi bulacaktır” diye konuştu.