Torbalı Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Temel Conta Fabrikası’nda çalışan 16 işçi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sendikal ve sosyal hakları ve düşük ücrete karşı 10 Aralık 2024 tarihinden bu yana grevde. Ağır iş kolu olarak da bilinen fabrikada çalışan işçilerin, Petrol-İş Sendikası’na üye olduktan sonra işten çıkarılmalarıyla başlattıkları eylem 511 gündür sürüyor.
İşçiler, özellikle çalışma koşullarının ağır oluşu ve buna karşı işçi sağlığının neredeyse hiç dikkate alınmadığından şikayetçi. Fabrikanın üretiminde ham maddenin petrol oluşu nedeniyle ciddi solunum rahatsızlıkları riskinin iyileştirilmesini isteyen işçiler, fabrikada çalışan iki işçinin akciğer kanserinden hayatlarını kaybettiğini aktardı. Filtresiz, korumasız maskeler gibi ciddi ekipman eksikliği ortamında çalışan işçiler, ücretlerinin ve sosyal haklarının da çok yetersiz olmasına karşı da mücadele yürütüyor. Fabrika önünde kurulan direniş çadırında her gün mesai saatleri boyunca grevi sürdüren işçiler, işverenin çıkış saatinde alkış, düdük ve “Bize ekmek yoksa sana huzur yok” sloganıyla eylemde.
‘ANAYASAL HAKKIMIZ GÖRMEZDEN GELİNİYOR’
Direnişteki Temel Conta işçilerinden Sinem Kaya, böylesine ağır bir iş kolunda çalışmanın karşılığının asgari ücret düzeyinde düşük olmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, başlattıkları direnişi sonuna kadar götüreceklerini vurguladı. Anayasal bir hak olan sendika hakkını kullanarak Petrol-İş’e üye olduklarını ancak işverenin buna karşı çıktığını söyleyen Sinem Kaya, “Bu ülkenin Anayasası’nda ‘sendika hak’ diyor. Patronlar ise ‘Hayır, bu ülkenin Anayasası’nda yazan hak değil, bizim kurallarımız var’ diyorlar. Haklarımızı elimizden almak istiyorlar. Şu kapının önünde bu ülkenin anayasası için, alınteri için, emeği için, onuru için direnen biz işçiler, emekçiler, şunu gördük; bu ülkenin anayasasında yazan kanun sadece kağıt üzerinde kalmış. Patronlar işçilerin sendikal haklarını çoktan ellerinden almışlar” dedi.
‘BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ’
Bu koşullarda bir direniş verdiklerini belirten Sinem Kaya, “Yarın öbür gün çocuklarımıza biz bu kölelik sistemini miras bırakmak istemiyoruz. Bu düzeni miras bırakmak istemiyoruz. Bu düzene kurban edecek çocuklarımız yok. Bu düzen değişecek. Bizler istiyoruz ki, çocuklarımıza güzel bir gelecek kuralım. Evet, sendikalı, örgütlü, güvenceli çalışsınlar istiyoruz. Evet, sendika bizim kırmızıçizgimizdir. O yüzden sendikal hakkımız için mücadele ettik. Mücadele ediyoruz. Anayasamızda yazan sendikal hakkımızı da kağıt üzerinde değil gerçekten de kanunlar tarafından korunmuş biz emekçilerin hakkı korunmuş bir şekilde evlatlarımıza miras bırakmak istiyoruz. Yani patronların istediği gibi değil” diye konuştu.





