Torbalı’da hayata geçirilmesi planlanan bir maden projesi, çevre, tarım ve kültürel miras açısından ciddi endişeleri beraberinde getirdi. Özbey Mahallesi sınırlarında yer alan dolomit ocağına ilişkin başlatılan ÇED süreci kamuoyunda tartışma yaratırken, konu Meclis gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Zeynel Emre’nin Meclis’e sunduğu soru önergesinde, Torbalı Özbey Mahallesi sınırlarında Belçikalı Carmeuse Grubu’na ait Kimtaş Kireç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin dolomit ocağında kapasite artışı amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin başlatıldığı hatırlatıldı. Bu kapsamda Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) hazırlanarak İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sunulduğu ifade edildi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin soru önergesi şu şekilde;
Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
İzmir ili Torbalı ilçesi Özbey Mahallesi sınırlarında, Belçikalı Carmeuse Grubu’na ait Kimtaş Kireç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin dolomit ocağı sahasında kapasite artışı amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin başlatıldığı; bunun için Proje Tanıtım Dosyası (PTD) hazırlanarak İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne sunulduğu basına yansımıştır. Haberde; 297 m² ek alan talep edildiği, “kapasite artışı planlanmadığı” ve üretimin yıllık 2 milyon ton olarak süreceği; sahanın Karataş Kale Kalıntıları’na yaklaşık 680 m, 2 bin 700 yıllık geçmişi ile kentin tarihi miraslarından Metropolis Antik Kenti’ne 1,5 kilometre yakınlıkta olduğu, en yakın yerleşimin (Özbey Mahallesi) ise 800 m mesafede olduğu; ayrıca alanın orman alanı içinde kaldığı ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “tarım arazisi” lejantında yer aldığı belirtilmektedir.
Hammaddenin dinamit patlatma yöntemiyle çıkarılacağı bir üretimde kültürel mirasta geri dönülmez hasar, yerleşim yerlerinde can ve mal güvenliği riski, tarım ve orman ekosisteminde ise kalıcı tahribatlara neden olabilecektir. Kamu yararı açısından mesele, “bir şirket faaliyeti” olmaktan çıkmış; devletin kültürel mirası koruma yükümlülüğünün yanı sıra çevre ve ekolojik etkiler bakımından da aydınlatılması gereken bir konu haline gelmiştir.
Bu bağlamda,
1- Kamuoyuna yansıdığı üzere Kimtaş Kireç şirketine ait dolomit ocağı için ÇED sürecinin başlatıldığı, Proje Tanıtım Dosyası sunulduğu, üretimin dinamit patlatma ile yapılacağı iddiaları doğru mudur? Doğru ise ÇED süreci Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?
2- Söz konusu proje için başlatılan ÇED süreci ile proje sahasının yakın çevresindeki tescilli kültür varlıkları, Karataş Kale Kalıntıları ve Metropolis Antik Kenti gibi arkeolojik sit alanları ve kültürel varlıkların korunması açısından; Kültür ve Turizm Bakanlığı ve ilgili koruma kurullarından görüş alınmış mıdır ya da alınması düşünülmekte midir?
3- Proje alanının 1/100.000 ölçekli planda “tarım arazisi” lejantında yer aldığı iddiası doğru ise, bu durumun madencilik faaliyetiyle uyumu nasıl sağlanacaktır?
4- Alanın orman alanı içinde kaldığı ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında izin alınmadan faaliyete başlanamayacağı belirtilmektedir. Bu çerçevede; talep edilen izinlerin türü, izin verilecek alan büyüklüğü nedir? Orman içi madencilik faaliyeti nedeniyle oluşacak yaşam alanı bütünlüğünün bozulması, yaban hayatı koridorlarının kesilmesi, erozyon ve yüzey/yeraltı su rejimine etkiler için hangi bilimsel değerlendirmeler yapılmıştır?
5- Haberlere göre “kapasite artışı planlanmadığı, mevcut üretimin yıllık 2 milyon ton ile devam edeceği” belirtilmektedir. Bu beyan Bakanlığınız kayıtlarında yer almakta mıdır? “Kapasite artışı yok” denmesine karşın patlatmalı üretimin çevresel etkileri ile ilgili Bakanlığınızın değerlendirmesi ne yöndedir?




