Amaniiin; şimdi bunlar da nereden çıktı demeyin. Nereden çıktıkları önemli değil kimin çıkardığı önemli. Kim hatırlattı bunları bizlere, bu zaman diliminde…

İyi ve kötü baktığınızda masumane iki kelime… Öyle değil mi? Ne kadar da masum görünüyorlar. Eveeet; onlar kelime olarak masumlar. Ancak bunları bir insanın üzerine oturttuğumuzda…

Hayvanların üzerine oturtamıyoruz. Çünkü hayvanlarda iyi ve kötü kavaramı yoktur bilindiği gibi. Oturduklarında insanın üzerine iyi ya da kötü, tüm masumiyetleri gidecek insanın, geriye bu vasıflara sahip insan kalacak…

İyi ve kötü… Hayatta ne mutlak (sürgit) bir iyi vardır, ne de mutlak kötü… Öyle değil mi! 

Öyle ya; insanın iyisi ve kötüsü zamana ve yere göre değişiyor. İyi bir insan bakıyorsunuz bir zaman sonra kötü insan oluyor. Kötü diye bildiğiniz bir insan bir bakıyorsunuz iyi olmuş çıkmış… Hani daha dün o insan kötü değil miydi ne oldu da hemencecik iyi oldu. Ya da kötü değil miydi de hemencecik iyi oldu. Değişen ne oldu da sonuç böyle oldu. Aslında değişen bir şey olmadı yani karşındaki kişi değişmedi. Onun iyi ya da kötü olması senin değerlendirmendi de ondan. O önceden de öyleydi şimdi de öyle… Anlaşılan sen değiştiğin için onun pozisyonu da değişti (sana göre iyiyken kötü, kötüyken iyi oldu)

Be güzel kardeşim sen şunu açıkça söylesene… De ki: benim için iyi olan iyidir, kötü olan da kötü. Benim tanımadığım insan ise… Ne olduğu benim için önemli değildir. Çünkü benimle ilgili değildir.

A be kardeşim daha dün sen o insan için çok iyi dememiş miydin? Hadi ne oldu da bugün hemencecik kötü insan oldu? Ne oldu haaaa… Ne oldu! Belli ki o insanla ortak çıkarların değişti…

İnsanlar arasındaki iyi-kötü ilişkisini belirleyen maalesef ki ortak çıkarlarıdır.  Ne kadar inkâr edersen et, bu değişmez bir kuraldır ve de doğrudur.

Kim kiminle ortak ilişki ve çıkar içinde ise o ona iyidir. Kimlerin çıkarları ters düşmüşse onlar birbirine kötü hatta düşman olmuştur. Biraz kapsamlı düşünüldüğünde işin özünün bu olduğu anlaşılacaktır.

Sen de nereden çıktın! Seni hınzır seniii… Daha düne kadar ne kadar da iyiydin. Bugün paçayı kurtardın ya… Çalımından geçilmiyor. Senin için iyi diyorlardı. Onlar bilmiyorlar ki, kuyruğuna basmadılar. Hele bir bassınlar da görsünler başlarına neler geleceğini, dünyanın kaç bucak olduğunu..

Bilen bilir, tabii kuyruk acısı kötüdür. Hani kuyruğu koparılan yılan hikâyesi vardır. Bu hikâye; her yeri geldikçe anlatılır. Hani der ya yılan karşısındakine : “Sen de oğul acısı, ben de de bu kuyruk acısı varken biz dost olamayız.” İşte öyle bir şey…

İyi ve kötü hayatın önemli iki parçası… Her ne kadar birbirine zıt gibi görünse de aslında onlar tek yumurta ikizidir. Biri olmadan diğeri olmaz, diğeri olmadan da ötekinin değeri bilinmez. Şu kötüler olmasaydı iyilerin değeri bilinir miydi hiç!

İyi veya kötüyü ben şahsen hiç yadırgamıyorum. Bu iki şey de hayatımda hep oldular. İyi ve kötü bir mıknatısın iki ucu gibidir. Bir tarafı iyi ise öteki tarafı da kötüdür. İyi ve kötüyü bir bütün halinde kabul etmezseniz hayatı taşıyamazsınız.

Yakınları 1 aydır haber alamıyor Yakınları 1 aydır haber alamıyor

Bir insanın içinde hem iyilik hem de kötülük vardır. Size karşı hangisinin ortaya çıkacağı sizi kabullenmesine bağlıdır. Sakın haaa yanılmayasınız, bu tutumu her an her şekilde de değişebilir. Değişmez demeyin öyle bir değişir ki siz bile şaşırırsınız. Demem o ki, sizin için iyi olan iyidir, kötü olan kötü… Aslında ben ne iyi insan istiyorum, ne de kötü.. Ben yalnızca insan istiyorum…